PARTİ MECLİSİ SONUÇ BİLDİRGESİ-12 NİSAN 2026

PARTİ MECLİSİ TOPLANTISI SONUÇ BİLDİRGESİ

(12 Nisan 2026-Ankara)

Küresel ölçekte derinleşen savaşlar ve yıkım, emperyalist güçlerin egemenlik kurma ve dünya kaynaklarını yeniden paylaşma hedefi doğrultusunda yürüttüğü saldırgan politikaların sonucudur. Emperyalist saldırganlık, yer altı ve yer üstü kaynaklarının yeniden paylaşımı, enerji güzergâhlarını denetim altına alma isteği ve nüfuz alanları oluşturma çabası, bu çatışmaların büyümesine ve yıkımın derinleşmesine yol açmaktadır. Paylaşım mücadelesi dünya genelinde sürerken, Türkiye’nin yanı başındaki Orta Doğu coğrafyası da bu sürecin önemli sahnelerinden biri olmayı sürdürmektedir; üstelik enerji hatları, ticaret yolları ve askerî konumlanma açısından en kritik alanlardan biri olarak dikkat çekmektedir. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları da bu küresel rekabetin ve bölgenin yeniden şekillendirilmek istenmesinin bir sonucudur.

Paylaşım Savaşının Ekolojik Boyutu

Bugün paylaşım mücadelesi yalnızca cephelerde yürütülmemektedir. Savaş, yaptırım paketleri, enerji hatları üzerindeki denetim girişimleri, petrol fiyatları, deniz ticareti, vekil güçler ve masa başı müdahaleler aracılığıyla ve sermaye eliyle ekolojik alanda da sürdürülmektedir. Yerli ve uluslararası sermaye, bir yandan küresel çatışmaları körüklerken diğer yandan doğal yaşam alanlarına, gezegenin yer altı ve yer üstü varlıklarına yönelik saldırılarını hızlandırmaktadır.

Türkiye’de Ekolojik Yıkım, İklim Krizi ve HİZ

Türkiye’de ise iktidar bloku, hızlandırdığı düzenlemeler aracılığıyla ülkenin her karış toprağını şirketlerin yağmasına açmaktadır. Bu düzenlemeler ve uygulamalar sonucunda ormanlar, meralar, tarım alanları ve koruma altındaki bölgeler şirketlere tahsis edilmekte; doğa birikim ve ticaret nesnesine dönüştürülmektedir. Bu politikalar, ekolojik tahribatı artırırken toplumsal eşitsizlikleri de derinleştirmektedir.

İklim krizi, kapitalist üretim ve tüketim ilişkilerinin yarattığı bir sonuç olarak her geçen gün daha yakıcı bir hâl almaktadır. Bu tablo karşısında resmî uluslararası mekanizmaların çözüm üretme niteliğine sahip  olmadığı açıktır. Bu nedenle halkların kendi sözünü kurduğu alternatif zeminler ekolojik mücadele açısından yaşamsal önemdedir. Yeşil Sol Parti, Kasım 2026’da Antalya’da gerçekleştirilecek Hakların İklim Zirvesi (HİZ)’ni, iklim krizine adil çözüm önerilerinin tartışılacağı uluslararası düzeyde önemli bir buluşma zemini olarak değerlendirmektedir.

Tüm Savaş Örgütleri Dağıtılmalıdır

Bilindiği gibi NATO zirvesi adı altında uluslararası savaş koalisyonunun toplantısının Temmuz ayında Türkiye’de yapılması planlanmaktadır. Yaklaşan NATO zirvesi, bir kez daha güvenlik söylemi altında meşrulaştırılan askeri tahkimatın ve küresel ölçekte derinleşen emperyalist rekabetin vitrini haline gelmiştir. Halkların gerçek güvenliği, silahlanma yarışının tırmandırılmasında, askeri blokların genişletilmesinde ya da yeni cephe hatlarının kurulmasında değil, eşitlikçi, barışçıl ve demokratik ilişkilerin kurulmasında yatar. Oysa NATO zirvesi, sermaye düzeninin krizlerini savaş politikalarıyla aşma arayışının bir uzantısı olarak, daha fazla askeri harcama, daha fazla müdahale ve daha fazla bağımlılık üretmektedir. Savaşın yükünü emekçilere yıkan, barışı ise jeopolitik çıkar hesaplarına indirgeyen bu yaklaşım, ne bölgesel ne de küresel ölçekte kalıcı bir çözüm üretemez. Yeşil Sol Parti, NATO dâhil tüm emperyalist savaş örgütlerinin dağıtılmasını savunmakta ve bu doğrultuda mücadele edeceğini vurgulamaktadır.

Asgari Ücret, Emek Sömürüsü ve 1 Mayıs

Türkiye’de emeğin ve emekçilerin mahkûm edildiği koşullar da gün geçtikçe ağırlaşmaktadır. Neredeyse tüm çalışanlar için ortalama ücret seviyesine dönüşen ve genel ücret düzeyini aşağıya çeken asgari ücret, ülkedeki yoksulluğun ve açlığın temel göstergelerinden biridir. Bir süredir alanlarda olan Asgari Ücret İnisiyatifi, temel giderlere sürekli zam yapılan bir ortamda asgari ücretin de yılsonunu beklemeden ve düzenli aralıklarla artırılması gerektiğini dile getirmektedir. Emekçilerin bu meşru ve haklı taleplerini desteklediğimizi ve Yeşil Sol Parti olarak bu mücadelenin her aşamasında yer alacağımızı bir kez daha ifade ediyoruz. 

1 Mayıs, emeğin tarihsel kazanımlarının korunması ve yeni hakların elde edilmesi mücadelesinin görünür kılındığı en önemli günlerden biridir.

Parti Meclisimiz, Türkiye’de emek mücadelesini büyütmek ve toplumsal muhalefeti görünür kılmak amacıyla 1 Mayıs’ın seferberlik ruhuyla karşılanmasının önemini vurgulamaktadır. Bu günü baskı ve sömürü düzenine karşı seslerin yükseltileceği, meşru taleplerin dile getirileceği, emek, demokrasi ve barış mücadelesinin güçlendirileceği bir zemin olarak görmekte ve emek örgütlerinin ülke çapında düzenleyeceği etkinliklere katılımı temel görevlerimizden biri saymaktayız.

Yeşil Sol Parti bu çerçevede, Türkiye’deki tüm emek, demokrasi ve barış güçlerini 1 Mayıs alanlarında güçlü bir biçimde buluşmaya, ortak mücadeleyi büyütmeye ve dayanışmayı yükseltmeye çağırmaktadır.

Otoriter İktidara Karşı Mücadele

İktidar bloku, muhalefete yönelik sistematik saldırılarını sürdürmektedir. Toplumda barış ve demokratikleşme beklentileri artarken, baskı, sindirme, tutuklama, cezalandırma ve irade gaspı uygulamaları ülkenin temel siyasal sorunları arasında öne çıkmaktadır.

Uluslararası konjonktürün de etkisiyle devletin iç cepheyi tahkim etmeye yöneldiği bu süreçte Kürt hareketi üzerine düşen adımları atmış ve bunu kamuoyuna duyurmuşken, iktidarın bu adımlara somut bir karşılık vermediği görülmektedir. Tüm eksikliklerine karşın TBMM’deki komisyon bazı başlıklara dikkat çekmiş olsa da, iktidar kanadından bu yönde kayda değer bir adım gelmemiştir. Bu durum, toplumsal barış ve demokratikleşme beklentilerini zayıflatmakta ve yeni kırılmalara yol açmaktadır.

Siyasal muhalefete yönelik saldırılar çok yönlü biçimde sürmektedir. Sendikacılar, doğa savunucuları, siyasetçiler ve gazetecilere yönelik tutuklamalar, topluma verilen açık bir gözdağıdır. Muhalefet belediyelerinin kuşatılması, halk iradesinin yok sayılması, toplumsal dizayn dayatmaları, yargının, iktidarın kullandığı bir baskı aracı hâline getirilmesi, hukuksuz cezalar, siyasetçilerin cezaevlerinde rehin tutulması, AYM ve AİHM kararlarının uygulanmaması ve diğer tüm otoriter uygulamalar, bu saldırıların sonuçlarıdır.

Muhalefet içindeki farklılıkları ayrışma unsuru hâline getirerek etkisizleştirmeye çalışan AKP-MHP bloku, iktidarını sürdürmek için baskı politikalarını yoğunlaştırmaktadır. Bu gidişi durdurmanın yolu, ortak demokratik talepler etrafında yan yana gelmek ve baskıyla kurulan hegemonyayı dağıtmaktan geçmektedir.

Bu çerçevede Yeşil Sol Parti, tüm demokratik kamuoyunu, iktidarın, muhalefet güçlerini bölme ve ayrıştırma hamlelerini boşa çıkaracak bir siyaseti birlikte kurmaya davet etmekte; otoriter iktidarın saldırılarına karşı verilebilecek en güçlü yanıtın, tüm gözdağları karşısında birleşik ve güçlü mücadeleyi büyütmek ve bu mücadelenin yeni formlarını yaratmak olduğunu vurgulamaktadır.

Sol Odak ve Demokrasi Koalisyonu

Bugün sol, sosyalist ve demokratik muhalefetin temel görevi; emperyalist savaş politikalarına, sömürü düzenine ve otoriterliğe karşı emekçilerin, sömürülenlerin ve ezilen halkların ortak iradesini büyütmektir. Emek, demokrasi, barış ve ekoloji mücadelelerini birleştiren bu hat, yalnızca mevcut karanlığı dağıtmanın değil, aynı zamanda eşit ve özgür bir geleceği kurmanın da yegâne yoludur.

Yeşil Sol Parti, sol ve sosyalist hareketin yenilenmesini içeren ve geleceği inşa etme iddiasını taşıyan bir “Sol Odak” ile mevcut baskıcı ve otoriter rejime karşı tüm demokratik siyasal ve toplumsal güçlerin yan yana mücadele edebileceği bir “Demokrasi Koalisyonu”na duyulan ihtiyacın her zamankinden daha acil ve güncel olduğunu vurgulamaktadır.

Bu doğrultuda Yeşil Sol Parti, emekçileri, kadınları, gençleri, halkları ve tüm demokratik güçleri, savaş politikalarına, sömürü düzenine ve otoriterliğe karşı ortak bir mücadelede buluşmaya; yan yana gelerek eşit, özgür, demokratik bir geleceği birlikte kurmaya çağırmaktadır.

Bizimle İletişime Geç

Yeşil Sol Parti
web sayfasına hoş geldiniz.
Yeşil Sol Parti'ye destek olmak amacıyla bağışta bulunmak için:
Yeşil Sol Parti
Ziraaat Bankası Mithatpaşa Şb.
Hesap No: 97802160 5001
İban No: TR89 0001 0012 6297 8021 6050 01