
BARIŞ, ADALETLE, ÖZGÜRLÜKLE VE DEMOKRASİYLE MÜMKÜNDÜR!
Barış yalnızca savaşların olmaması değil, adaletin, eşitliğin ve özgürlüğün hayatın her alanında gerçekleşmesi demektir. Barış mücadelesi, insana ve doğaya yönelik […]
İsrail’in Gazze’ye yönelik işgali ve Filistin halkına karşı yürüttüğü saldırılar, insanlık tarihine kara bir leke olarak geçmektedir. Çocukların, kadınların, yaşlıların yaşam hakkı hiçe sayılarak kentlerin yerle bir edilmesi, toplu katliamların sürdürülmesi ve Gazze’nin adeta bir açık hava hapishanesine dönüştürülmüş olması kabul edilemez. Bu saldırılar, yalnızca Filistin halkını değil, insanlığın ortak vicdanını da hedef almaktadır.
Türkiye’deki iktidar bloku, İsrail karşıtı söylemleri yüksek sesle dile getirmesine rağmen, ticari ve diplomatik ilişkilerin sürdürülmesi, bu politikanın ikiyüzlü niteliğini ortaya koymaktadır. Filistin halkının özgürlük mücadelesi, çıkar hesaplarına ve iktidar blokunun dış politika manevralarına malzeme edilemez. İsrail ile ticari ilişkiler tüm boyutlarıyla devam ederken, meydanlarda yapılan sözde dayanışma çağrıları halkı aldatmaktan başka bir şey değildir.
Türkiye’nin Suriye politikasında da benzer bir ikiyüzlülük mevcuttur. Küresel egemen güçlerin ve bölgesel çıkar odaklarının baskısıyla yürütülen müdahaleci politika, Suriye’deki krizi derinleştirmiş, barış ve demokratik çözüm ihtimallerini zayıflatmıştır. Komşu halklarla kardeşlik temelinde geliştirilecek dayanışma yerine savaş politikalarının tercih edilmesi, hem içeride hem de bölgede demokratikleşme ve barış olanaklarını tahrip etmektedir.
Bugün TBMM’nin olağanüstü toplanması, halklarımızın çıkarına bir sonuç doğurmadığı sürece göstermelik bir adım olmanın ötesine geçemez. Parlamentoda yapılması gereken, iktidar blokunun sahte politikalarının teşhir edilmesi, İsrail ile her türlü askeri, siyasi ve ticari ilişkiye son verilmesi ve Filistin halkıyla gerçek bir dayanışmanın hayata geçirilmesidir. Aynı şekilde, Türkiye’nin Suriye’deki tüm askeri varlığına son verilmesi ve bölgesel barışın önünü açacak adımların atılması gerekmektedir.
Yeşil Sol Parti olarak bizler, Gazze’deki işgale, Filistin halkına yönelik saldırılara ve iktidar blokunun ikiyüzlü politikalarına karşı sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz.
Toplumsal barışın ve demokrasinin ülke, bölge ve tüm dünya için her zamankinden daha büyük bir ihtiyaç haline geldiği böylesi bu dönemde halklarımızı 1 Eylül Dünya Barış Günü eylemlerine güç vermeye ve omuz omuza yürümeye davet ediyoruz.
Barış yalnızca savaşların olmaması değil, adaletin, eşitliğin ve özgürlüğün hayatın her alanında gerçekleşmesi demektir. Barış mücadelesi, insana ve doğaya yönelik […]
2 Temmuz 1993’te Sivas’ta, Pir Sultan Abdal Şenlikleri için bir araya gelen aydınlar, sanatçılar, yazarlar ve yurttaşlar, gerici bir güruhun […]
Yaşamı Savunuyoruz: Doğayı Şirketlere ve Sermayeye Teslim Etmenize İzin Vermeyeceğiz! Yaşamı Savunuyoruz: İktidar, Meclis gündemine getirdiği yeni bir torba yasayla […]
15 HAZİRAN 2025-ANKARA Yeşil Sol Parti, paylaşım savaşının şiddetlendiği, emperyalist kapitalist sermayenin ve onun bölgesel koruyucularının savaşı tırmandırdığı, bölgemizde çatışmaların […]