PARTİ MECLİSİ SONUÇ BİLDİRGESİ
21 ARALIK 2025/ANKARA Tarihsel Kırılmanın Eşiğinde Dönüm Noktası Dünya, Ortadoğu ve Türkiye, tarihsel kırılmaların, hegemonik güç mücadelesinin, ekonomik ve ekolojik […]
Newroz, halkların tarihsel hafızasında yaşayan bir bayramdan ibaret değildir. Newroz, doğanın yeniden canlanmasının, hayatın kendini yeniden inşa etmesinin ve karanlığa karşı direniş iradesinin tarihsel adıdır. Toprağın uyandığı, suyun yolunu bulduğu, yaşamın yeniden filizlendiği bu gün, halkların zulme, inkâra ve baskıya karşı yarattığı ortak hafızayı taşımaktadır.
Newroz, doğayla kurulan ilişkinin siyasal anlamını da içerir. Doğayı sınırsız sömürüye açan, toprağı, suyu ve havayı sermayenin yağmasına teslim eden anlayış, ekolojik yıkımla birlikte toplumsal yaşamı da çürütmektedir. Doğaya düşmanlık ile halka düşmanlık aynı siyasal aklın ürünüdür. Bu nedenle Newroz ile ekolojik yaşam mücadelesi birbirinden ayrı düşünülemez.
Bölgemizde ve dünyada savaşlar yayılmakta ve derinleşmektedir. Başta Ortadoğu olmak üzere geniş bir coğrafya, halkların yaşamını hiçe sayan paylaşım savaşlarının, emperyal müdahalelerin ve iktidar hesaplarının yıkıcı sonuçlarıyla karşı karşıyadır. Savaş, yoksulluk, göç, yerinden edilme ve toplumsal yıkım demektir. Kazananı egemen güçler, kaybedeni halklar olan bu düzen, coğrafyamıza ölüm ve güvensizlik dayatmaktadır. Bugün İran da emperyalist saldırganlığın açık hedeflerinden biridir. İran halklarının geleceğini karartmayı, halkları esarete ve dış müdahalenin boyunduruğuna mahkûm etmeyi amaçlayan bu kuşatmaya karşı, Newroz’un, İran halkları için de özgürlüğün, direnişin ve kurtuluşun meşalesi olacağına dair inancımız tamdır.
Savaşların büyüdüğü bu dönemde barış ihtiyacı her zamankinden daha yaşamsal hale gelmiştir. Barış, halkların nefes almasının, bir arada yaşamasının ve geleceği yeniden kurmasının temel koşuludur. Kalıcı ve onurlu bir barış, dar siyasal hesaplarla değil, halkların birbirinin varlığını, kimliğini, dilini ve iradesini eşitlik temelinde tanıdığı demokratik bir toplumsal düzenle mümkündür. Bu nedenle sivil demokratik siyaset, barışın en temel zemini ve en güçlü güvencesidir.
Güvenlikçi politikalarla, inkârla, baskıyla ve halk iradesine müdahaleyle kalıcı çözüm üretilemez. Demokratik siyaset alanının daraltıldığı, halk iradesinin gasbedildiği, farklılıkların tehdit olarak görüldüğü bir zeminde ne demokratik toplum gelişebilir ne de barış kök salabilir. Eşit yurttaşlığın, halk iradesinin ve özgür ortak yaşamın güvence altına alınması, bu ülkenin en acil demokratik ihtiyacıdır.
Newroz, coğrafyamızın ihtiyaç duyduğu barışçı ve demokratik yönelimin güçlenmesi açısından önemli bir imkândır. Halkların ortak hafızasında direnişle, yeniden kuruluşla ve ortak yaşam iradesiyle yer eden Newroz’un, yeni bir barış dönemine açılan kapıyı aralaması en güçlü beklentimizdir. Bu kapıyı açacak olan, halkların örgütlü mücadelesi, demokratik iradesi ve eşit yaşam ısrarıdır.
Barışı da demokrasiyi de kimse halklara lütuf olarak vermeyecektir. Eşitlik de özgürlük de mücadeleyle kazanılacaktır. Bu Newroz’da yükselen irade, savaşın karşısında barışı, inkârın karşısında halkların eşitliğini, baskının karşısında demokratik toplumu savunma iradesidir. Newroz, demokrasi, barış, eşitlik ve özgürlük mücadelesini büyütecektir. Halkların ortak geleceği, ancak bu mücadeleyle kurulacaktır.
Newroz pîroz be.
Nevroz kutlu olsun.
21 ARALIK 2025/ANKARA Tarihsel Kırılmanın Eşiğinde Dönüm Noktası Dünya, Ortadoğu ve Türkiye, tarihsel kırılmaların, hegemonik güç mücadelesinin, ekonomik ve ekolojik […]
Süreç kapsamında PKK’nin örgütsel varlığına ve silahlı mücadeleye son vermesi, ardından tüm silahlı güçlerini Türkiye’den çekmesi, Türkiye’de kalıcı barışın gerçekleştirilmesi […]
Hızla değişen dünya, bölge ve ülke koşulları durumu yeniden analiz etmeyi ve buna uygun çözümlemeler yapmayı zorunlu kılıyor. Yeşil Sol […]
“Doğayla barışmadan kalıcı barış sağlanamaz” diyen 86 ekoloji örgütü, sendika, inisiyatif ve platformun hazırladığı Doğayla da Barış başlıklı rapor bugün […]